Sağlık Sağlık
Bombay grubu kan aranıyor
- Ayrıntılar
- Pazartesi, 09 Nisan 2012 13:39 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Eyüp Mar, 27 yaşına kadar damarlarında dolaşan kan grubunu bilmiyordu. Hasta olduğunda öğrendi.

Bombay Kan grubuna sahip çok az kişi var.Net olmayan rakama göre bütün dünyada yaklaşık 25 bin kişi bu kanı taşıyor. Sayıları o kadar az ki Tayland'da Bombay Kan grubu Bilgilendirme ve Yardımlaşma Derneği bile kuruldu.
Eyüp Mar'ın omuriliğinde kitle var. Ameliyatla alınması gerekiyor. Ancak Türkiye'de ona uygun kan bulunamadığı için tedavi olamıyor.
Oysa Bombay kan grubu sahipleri bütün gruplara kan verebilirken sadece bombay fenotipli kan alabiliyorlar.
Eyüp Mar, bombay kan grubundan birisini arıyor.
Maydonozla zayıflamanın yolları
- Ayrıntılar
- Salı, 08 May 2012 19:35 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Eminiz son dönemlerde maydanozun zayıflama yolunda etkili olduğunu duymuşsunuzdur.
Peki, maydanoz zayıflamaya nasıl yardımcı olur? Maydanoz kürleri nasıl hazırlanır. İşte size cevabı;Maydanoz suyu kürü doğalzayıflama yöntemlerinden biridir. Maydanoz suyu kürü göbek ve karın bölgelerinde toplanan yağların yakılmasına olanak sağlayarak bu bölgelerde ciddi oranda incelme gösterir.
Pirinç pilavı sevenler dikkat!
- Ayrıntılar
- Çarşamba, 28 Mart 2012 19:09 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Pirinç pilavının fazlası tip 2 şeker hastalığı riskini artırıyor.
Düzenli olarak büyük miktarda tüketilen pirinç pilavının tip 2 şeker hastalığı riskini artırdığı bildirildi.
Sonuçları İngiliz tıp dergisi BMJ'de yayımlanan araştırmada, Dr. Qi Sun başkanlığındaki bilim adamları, Çin, Japonya, ABD ve Avustralya'dan toplam 350 bin kişinin, 2 ile 22 yıl arasında değişen sürelerde toplanan verilerini analiz etti.
Düzenli ve çok miktarda tüketilen haşlanmış beyaz pirincin tip 2 şeker hastalığı ihtimalini artırdığını belirten bilim adamları, ek olarak tüketilen her bir porsiyonun (158 gram pişmiş pirinç) diyabet riskini yüzde 11 artırdığını kaydetti.
Bilim adamları, pirincin az miktarlarda ve aralıklarla tüketilmesinin ise bu konuda risk yaratmadığını ifade etti.
AA
Ekmeksiz diyet böbrekleri vuruyor!
- Ayrıntılar
- Salı, 01 May 2012 18:42 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle kilo vermek isteyen kadınlar çeşitli diyetleri deniyor. Ama uzmanlar ekmeği tamamen kesmemek gerektiği konusunda uyarıyor.
Zayıflamak isteyenlerin ilk başvurduğu yol olan 'ekmeği kesmenin' vücuda yarardan çok zarar getirdiği belirtildi. Uzmanlar diyette bile olunsa vücudun her zaman ekmeğe ihtiyacı olduğunu belirterek, ekmeği tamamen kesmenin böbrek yetmezliğinden aşırı strese kadar sağlığa birçok zararının olduğu konusunda uyarıyor.
Su içmenin yeni faydası
- Ayrıntılar
- Perşembe, 22 Mart 2012 15:24 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
İnsanlar için en hayati sıvı olan suyun yeni bir faydası daha ortaya çıktı. Özellikle kış aylarında su içme oranı hayli azalıyor. Oysa vücudun fonksiyonlarını sürdürebilmesi için suyun hayati önemi var.
Tokluk hissi vererek kilo almayı önleyen su, tükettiğimiz besinlerin sindirimi, emilimi, zararlı maddelerin vücuttan atılması, vücut ısısının hep aynı seviyede kalması, asit- baz dengesinin sağlanması gibi görevleri de yerine getiriyor.
Yoğurdun sağlığa faydaları
- Ayrıntılar
- Cumartesi, 21 Nisan 2012 19:06 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Anne sütünden sonra en değerli besinin yoğurt olduğunu biliyor muydunuz? İşte yoğurdun insan sağlığına faydaları...

Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Atilla Yazıcıoğlu, anne sütü nden sonra en değerli besinin yoğurt olduğunu belirterek, toplum olarak bilincine daha varılamadığını söyledi.
Yazıcıoğlu, “Bebeklerde anne sütü tek başına 6 ay yeterli olmakta ise de bundan sonraki zamanda sadece anne sütü yeterli olmaz. Yoğurt anne sütünden sonra başlanan çok değerli bir ek besindir. Bebeklerin sindirim sistemi çok hassastır ve her besini sindirebilecek nitelikte değildir. 6’ncı aydan sonra sindirim enzimleri sadece bazı besinleri sindirebilecek duruma gelir. Yoğurt kolay sindirilebilen bir besin olup aynı zamanda bebekler için iyi bir protein ve kalsiyum kaynağıdır.” dedi.
Doğu ve Güneydoğu’nun en büyük çocuk hastanesi olan Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne günde ortalama 5 bine yakın hastanın poliklinik hizmeti aldığını belirten Yazıcıoğlu, anne ve babaları ısrarla yoğurdun faydalarını anlattığını belirtti. Yazıcıoğlu, yoğurdun kalsiyum kaynağı olmasının yanında, sinir sistemi ve solunum sisteminin düzenli çalışması gibi pek çok fonksiyonda görev alan B2 vitamini (riboflavin), yine kemik ve diş oluşumu için kalsiyum kadar gerekli olan fosfor ve diş çürümelerini engelleyen flor mineralinin içerdiğini kaydetti.
HER YAŞ İÇİN MÜKEMMEL BİR BESİNDİR
Yoğurdun her yaş için mükemmel bir besin olduğunu hatırlatan Başhekim Yazıcıoğlu, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olan bir besin özelliğini taşıdığını kaydetti. Yazıcıoğlu, "Tüketildiğinde adeta bağırsaklara yerleştirilen koruyucu bir tabaka görevi görmektedir. Bunların dışında yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, sindirim kanalı rahatsızlıkları ve astım gibi hastalıkları önleyici etkileri de bulunmaktadır. Bunlar, çok önemli klinik araştırmalarla ispatlanmıştır. Tüm bu hastalıkların oluşumunu, bağışıklık sistemini arttırıcı etki göstererek engellemektedir. Bebeklik ve çocukluk döneminde yoğurt tüketimi, hastalıklara karşı savaşan bu savunma mekanizmasını oluşturma ve arttırma açısından çok önemli bir yere sahiptir. Yoğurt tüketimi az olan bebeklerde ileride bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlar görülebilmektedir. İnsan vücudunun kemik ve mineral gelişimi anne karnında başlar ve bebeklikte de hızlı bir şekilde devam eder. Bu yüzden kemik gelişimi için faydalı olan besinleri küçük yaştan itibaren tüketmek gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
KATKI MADDESİ İÇEREN YOĞURT BEBEKLER İÇİN SAKINCALIDIR
Bebek ve çocuk beslenmesinde yoğurt tüketimi kadar yoğurdun nasıl hazırlandığının da çok önemli olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, şunları söyledi: “Herhangi bir katkı maddesi içeren yoğurt bebeğiniz için sakıncalıdır. Bu yüzden dışarıdan alınan hazır yoğurtları tercih etmek yerine, evinizde hijyenik olarak hazırlanmış ve ‘sağlıklı süt’ ten yapılmış yoğurtları tercih etmek çok daha doğru olacaktır. Son zamanlarda ‘sağlıklı süt’ kavramı da bebek ve çocuk beslenmesinde çok konuşulan konular arasında yer almaktadır. Sağlıklı süt; ısıl işlem görmüş (pastörize veya UHT) süttür. Isıl işlem geçirmemiş, sokakta açıkta satılan sütler, kaynatılsalar dahi sağlık açısından ciddi riskler taşıyabilir. Kaynatma süresi de mühimdir. Gereğinden fazla kaynatılması ile beslenmede önemli fonksiyonları olan ve sütün bileşiminde bulunan vitaminler kaybolmakta ve protein yapısı bozulmaktadır. Unutmayın ki bebeğiniz için en sağlıklı, hijyenik ve tüm besin değeri korunmuş yoğurt, evde sağlıklı süt ile kendi hazırlayacağınız yoğurttur.”
CİHAN
'Karbondioksit kilo aldırıyor'
- Ayrıntılar
- Pazartesi, 19 Mart 2012 17:12 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Danimarkalı bir bilim insanı, atmosfere salınan karbondioksit miktarıyla, kilo almanın doğru orantılı olduğunu öne sürdü.
Lars-Georg Hersoug, beyinde enerji harcanması ve gıda alımıyla bağlantılı olan oreksin hormonunun, karbondioksit tarafından etkilendiğini öne sürdü. Hatta bu etki o kadar fazla ki, yüksek miktardaki karbondioksit, metabolizmamızı değiştirerek kilo almamıza neden oluyor.
Hersoug, teorisini önemli bulgulara dayandırıyor. Bunlardan ilki, ABD’nin Doğu yakasında atmosferdeki karbondioksitin en yüksek olduğu 1986-2010 yıllarında, obezite oranının da en yüksek seviyeye çıkması. Bir ikincisi, kesin tespitler yapılmasa da, çevresel faktörlerin hayvanlarda kilo alımına etkide bulunması. Üçüncü bulgu ise karbondioksitin kandaki asit oranını artırması ve bu durumun oreksin hormonunda değişikliğe yol açması.
Yine de Hersoug’un teorisinin doğruluğuna şüpheyle yaklaşanlar mevcut. Scince Nordic dergisine konşan Danimarka Obezite Araştırma Merkezi başkanı Thorkild Sorensen, “Kilo alımında genel olarak kabul edilenlerin dışında da etkileyici faktörler olabilir. Hersoug’un ortaya attığı ilginç ve yeni iddia, hayvanların ve insanların soludukları hava nedeniyle kilo almaları... Ancak şunu biliyoruz ki, obezite yer ve zamanla ilgili olmayan bir hastalık. Danimarka küçük bir ülke ve hepimiz aynı havayı solumamıza rağmen sadece nüfusun bir kısmı fazla kilo sorunu yaşıyor” dedi.
Bilim insanları, atmosferdeki karbondioksit oranının kilo alınmasında biraz etkisi olabileceğini belirtiyor. Ancak sağlık açısında endişe verici olan durum, kilo almanın kolaylığı değil, vermenin zorluğu olarak ortaya çıkıyor. Bu yüzden uzmanlar her zaman yaptıkları tavsiyede bulunuyor: Az yiyin ve bol egzersiz yapın.
Kaynak: http://www.samanyoluhaber.com/saglik/Karbondioksit-kilo-aldiriyor/740209/#ixzz1nsa9yeax
Aman dikkat! Sahte bal firmaları isim değiştiriyor
- Ayrıntılar
- Salı, 10 Nisan 2012 09:47 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Bakanlık tarafından teşhir edilip, ceza kesilen sahte bal firmaları, yeni yöntemlerle pazarda kalmaya çalışıyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bal üreticilerine yönelik sıkı takibi sürerken; bakanlık tarafından teşhir edilip, ceza kesilen firmalar yeni yöntemlerle pazarda kalmaya çalışıyor.
Bu firmalar çözümü isim değişikliğinde buldu. Edinilen bilgiye göre; bakanlık ile firmalar arasında bu nedenle sürekli kovalamaca yaşanıyor. Bal ında 'taklit ve tağşiş' yaptığı gerekçesiyle ismi duyurulan Tadaban, adını değiştirerek, sıfırdan piyasaya geri dönmeye hazırlanıyor.
Fazla su içmek de hasta ediyor
- Ayrıntılar
- Salı, 01 May 2012 18:47 tarihinde yayınlandı.
- Super User tarafından yazıldı.
Uzmanlar, günde 3-4 litre su içilmesi yönündeki tavsiyeler karşı çıkarak çok sıvı tüketimi durumunda meydana gelebilecek hastalıkları sıraladı ...
Uzmanlar, günde 3-4 litre su içilmesi yönündeki tavsiyeler karşı çıktı. Uzmanlara göre "2 litrenin üzerinde su tüketilmesi zehirlenme, kalp yetmezliği ve tansiyonda oynamalara yol açabilir"
Bugün gazetesinin haberine göre; Özellikle diyet yapanların daha rahat kilo vermeleri için sürekli su içmeleri yönündeki tavsiyelere uzmanlardan "zehirlenebilirsiniz" uyarısı geldi. Kent Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr. Serkan Yıldız, "Günde 3-4 litre su için" demenin doğru bir tavsiye olmadığını söyledi. Herkesin su ihtiyacının aynı olmadığını belirten Dr. Yıldız, "Su ihtiyacı kişinin yapısına, kullandığı ilaçlara, havanın sıcaklığına göre değişir. Bizim tavsiyemiz az ya da çok su içilmesi yönünde değil. Herkes ihtiyacı oranında su içmeli, yani susayınca su içilmeli. İstelik su ve diyet arasında çok da bağlantı olduğunu söylemek doğru değil" diye konuştu.
BULANTI VE KUSMA NEDENİ
Son zamanlarda fazla su içilmesine bağlı olarak halk arasında zehirlenme olarak bilinen "hiponatremi" rahatsızlığının yayıldığını belirten Dr. Yıldız, "İhtiyaçtan fazla su içmek kişide bulantı, kusma gibi yakınmalar yapıyor. Halk arasında 'su zehirlenmesi' deniyor. Biz buna 'su fazlalığı' diyoruz. Şikayetlere rağmen su içmeye devam eden kişilerde merkezi sinir sistemi ve bilinç durumu etkilenebilir" dedi.
Kişilerin su ihtiyacını sadece musluk suyundan almadığını anlatan Dr. Serkan Yıldız, "Her besin su içeriyor. Çorba, süt, çay, ayran, meyve suları, komposto gün içinde tüketiliyor. Her türlü sulu gıdalar sebzeler su barındırıyor. Biz bu gıdalardan da su ihtiyacımızı alıyoruz. Bunlara ilave olarak günde 3 litreye kadar su içmeye çalışmak hatalı bir davranış" diye konuştu.
Uzman Diyetisyen Banu Topalakçı: KİLOYA GÖRE SU İÇİLMELİ
Kişinin vücut kitlesine bağlı olarak su ihtiyacı değişir. Kilo yani hacim arttıkça vücudun suya olan ihtiyacı artar. Mesela 60 kiloluk biri günde 2 litreye kadar, 100 kilo olan 3-4 litreye kadar su içebilir ve içmeli de. Bundan fazlası zarardır. Böbrekleri yormaktan başka işe yaramaz. İçilen sıvı su olmalı. Nitekim su yerine içilen çay ve kahve vücuttan su kaybolmasına neden olur.
İç Hastalıkları ve Obezite Uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan: KALBİ VE TANSİYONU ETKİLER
Günde 4-5 litre su içilmesi zararlı. Fazla su tansiyon yüksekliğine, böbrek hastalıklarına, kalp yetmezliğine neden olabilir. Su ihtiyacı su ile karşılanır. Çay, kahve, gazoz, meyve suları her ne kadar sıvı olarak kabul edilse dahil hiçbir şekilde suyun yerini tutmaz. Öte yandan kişi susadığı zaman mutlaka su içmeli, susamadan da isteğe bağlı olarak su tüketilebilir.
İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Toksikolog Prof. Dr. Salih Cengiz: SUYUN FAZLASI ZEHİRLER
Maksimum 2 litrenin üzeri su fayda vermez. Bütün maddelerde fazlası zehirdir. Bu su için de geçerlidir.
Dozunda alındığında su faydalı olur. Suyun içindeki ağır metallerin bir miktarı vücut için gerekli olduğu gibi fazlası da zararlıdır. Örneğin suda sodyum, potasyum, kalsiyum gibi metaller var. Yani ne kadar çok su o kada ağır metal ki bu da vücut için zararlı.
Diyetisyen Nuray Soylu: ÇAY KAHVE SUYUN YERİNİ TUTMUYOR
Vücuttaki mineral dengesini tutabilmek için su alımı önemli. Günde ortalama normal bir kişinin 2-3 litre su içmesi gerekiyor; bu miktarı yaz aylarında biraz daha yukarı çekilmesinde bir sakınca yok. Çay ve kahveden elbette su alabiliyoruz ama suyun kimyası bu içeceklerde değiştiği için vücuda mineral alınamıyor. Bizim önerimiz 7-8 litre gibi abartılı öneriler değil çünkü fazla su, zehirlenmelere hatta ölüme bile yol açabilir.
AA










